Hipnoz hangi sorunlarda kullanılır?
Hipnoz; kaygı ve fobiler, sınav ve performans kaygısı, uyku sorunları, sigara gibi alışkanlıklar, ağrı ve bazı bedensel belirtiler ile travma çalışmasında, çoğu zaman bir psikoterapinin ya da tıbbi tedavinin parçası olarak kullanılır. Ancak bu alanların hepsinde araştırma kanıtı aynı güçte değildir. Bir alanda hipnozun "kullanılması" ile o alanda etkisinin güçlü biçimde gösterilmiş olması aynı şey değildir. Aşağıdaki tablo, bu sayfada ele aldığımız alanlarda araştırmaların genel tablosunu özetliyor.
| Alan | Araştırmaların genel tablosu |
|---|---|
| Kaygı ve fobiler | Sık araştırılan bir alan; sonuçlar umut verici, ancak çalışmaların çoğu küçük örneklemli |
| Sınav ve performans kaygısı | Genellikle bilişsel davranışçı çalışmanın içinde kullanılıyor; araştırmalar sınırlı |
| Uyku sorunları | Umut verici ama sınırlı kanıt; daha nitelikli çalışmalara ihtiyaç var |
| Sigara bırakma | Kanıt yetersiz; bir yarar varsa büyük olasılıkla küçük |
| Ağrı | Ilımlı bir azalma; diğer psikolojik yöntemlerden belirgin biçimde üstün değil |
| Travma | Travma odaklı bir psikoterapinin parçası olarak kullanılıyor; tek başına bir tedavi değil |
Kaygı ve fobiler
Kaygı, hipnozun en çok araştırıldığı psikolojik alanlardan biridir. Hipnoz kaygıda iki biçimde yardımcı olabilir: bedenin alarm tepkisini yatıştırmayı öğrenmek ve korkulan durumla önce zihinde, güvenli bir ortamda karşılaşmak. Uçak, yükseklik, asansör ya da diş tedavisi korkusu gibi belirli fobilerde, kişinin korktuğu durumu adım adım ve canlı imgelerle zihinde prova etmesi, gerçek yaşamdaki yüzleşmeye hazırlık olarak kullanılır. Bu çalışma çoğu zaman bilişsel davranışçı terapinin ilkeleriyle birlikte yürütülür. Yaygın kaygı, panik ya da sosyal kaygı gibi daha kapsamlı tablolarda ise hipnoz, ancak bütünlüklü bir psikoterapinin içinde anlam kazanır. Kaygının farklı biçimleri hakkında kaygı bozukluğu sayfasında daha fazla bilgi bulabilirsiniz.
Sınav ve performans kaygısı
Sınav, sahne, sunum ya da spor müsabakası öncesinde yaşanan kaygı, kişinin sahip olduğu bilgi ve becerileri kullanmasını zorlaştırabilir. Hipnozla yapılan çalışmalarda genellikle kaygının bedensel belirtilerini düzenleme, dikkati görevin kendisine yöneltme ve performans anını önceden zihinde prova etme hedeflenir. Ego güçlendirme telkinleri ve kişinin seanslar arasında kendi başına kullanabileceği kendi kendine hipnoz teknikleri bu çalışmanın sık kullanılan araçlarıdır. Kaygının arkasında yüksek beklentiler, başarısızlık korkusu ya da mükemmeliyetçilik varsa, bunların da terapide ele alınması gerekir.
Uyku sorunları
Hipnozun uyku üzerindeki etkisini inceleyen çalışmaları bir araya getiren sistematik bir derleme, çalışmaların yarıdan fazlasında uyku ölçümlerinde iyileşme bildirildiğini, yan etkilerin seyrek olduğunu ve hipnozun bu alanda umut verici olduğunu belirtmiştir. Aynı derleme, çalışmaların az sayıda, küçük örneklemli ve yöntemsel açıdan zayıf olduğunu da vurgular. Uykusuzluk; kaygı, depresyon ya da tıbbi bir sorunla ilişkili olabileceği için önce nedeninin anlaşılması önemlidir.
Hipnoz ile sigara bırakma ve diğer alışkanlıklar
Hipnoz, sigara bırakmak isteyenlerin sık başvurduğu yöntemlerden biridir; ama bu alandaki kanıt beklendiği kadar güçlü değildir. Cochrane'in 2019'da güncellenen sistematik derlemesi, hipnoterapinin sigara bırakmada diğer davranışsal destek yöntemlerinden ya da desteksiz bırakmadan daha etkili olup olmadığını belirlemek için kanıtın yetersiz olduğunu bildirmiştir. Derlemeye göre bir yarar varsa bu büyük olasılıkla küçüktür; hipnoterapinin zarar verdiğine dair bir bulgu da yoktur, ancak bu konuda veri azdır.
Bu nedenle hipnoz, sigara bırakmada tek başına bir çözüm olarak değil, motivasyonu güçlendirmeye, tetikleyici durumlarla baş etmeyi öğrenmeye ve yoksunluk dönemindeki gerginliği düzenlemeye yardımcı olabilecek bir destek olarak düşünülmelidir. Tırnak yeme ya da aşırı yeme gibi diğer alışkanlıklar için de benzer bir ihtiyat geçerlidir.
Ağrı ve bedensel belirtiler
Ağrı, hipnozun tıpta en eski kullanım alanlarından biridir. Klinik ağrı üzerine yapılan güncel bir sistematik derleme ve meta-analiz, hipnozun ağrı şiddetinde ılımlı bir azalma sağladığını, ancak gevşeme, ağrı eğitimi ya da bilişsel davranışçı terapi gibi diğer psikolojik yöntemlerden belirgin biçimde üstün olmadığını göstermiştir. Yazarlar hipnozun seçilmiş hastalarda düşük riskli bir destekleyici yöntem olarak düşünülebileceğini, ama ağrıyı güvenilir biçimde daha çok azaltan bir seçenek olarak sunulmaması gerektiğini vurgular.
Bağırsağa yönelik hipnoterapi ise irritabl bağırsak sendromunda, Avrupa ve Kuzey Amerika gastroenteroloji kılavuzlarında ikinci basamak seçenekler arasında yer alır. Her durumda bedensel bir belirti için hipnoza başvurmadan önce tıbbi değerlendirme gerekir ve hipnoz, hekiminizin önerdiği tedavinin yerini almaz.
Travma çalışmasında Ego State yaklaşımı
Travmatik deneyimler, kişiliğin bazı parçalarının o deneyimin duygusu ve korkusuyla "donup kalmasına" yol açabilir. Ego State terapi, bu parçaları tanımayı, onlarla güvenli bir iletişim kurmayı ve birbirleriyle çatışan yanlar arasında iş birliği sağlamayı amaçlar; hipnoz bu çalışmayı kolaylaştıran araçlardan biridir. Travma çalışmasında sıra önemlidir: önce güvenlik, dengeleme ve baş etme becerileri güçlendirilir, zor anılarla ancak bundan sonra ve kişinin hazır olduğu ölçüde çalışılır. Hipnoz burada travma odaklı bir psikoterapinin parçasıdır, tek başına bir tedavi değildir. Travma ve travma sonrası stres hakkında genel bilgi için travma ve TSSB sayfasına bakabilirsiniz.
Hipnoz kimde ne kadar işe yarar?
Bunu önceden bilmek mümkün değildir. Hipnoza yanıt kişiden kişiye değişir; sorunun niteliği, eşlik eden başka sorunlar, kişinin motivasyonu ve hipnozun hangi psikoterapi içinde kullanıldığı sonucu etkiler. Bu yüzden sorumlu bir uygulamada sonuç vaadi verilmez; hedefler birlikte belirlenir ve çalışma boyunca neyin işe yarayıp neyin yaramadığı açıkça konuşulur. Hipnozun hangi durumlarda önerilmediğini hipnoz kimler için uygun değil sayfasında, bir seansın nasıl ilerlediğini ise hipnoterapi nasıl uygulanır sayfasında bulabilirsiniz.