Hipnoterapide hangi yöntemler kullanılır?
Hipnoterapi tek bir teknik değil, hipnoz hâlinin farklı psikoterapi kuramları içinde kullanılmasıdır. Aynı odaklı dikkat hâli, kuramsal çerçeveye göre bambaşka amaçlara hizmet edebilir: bir telkinin daha güçlü etki etmesine, korkulan bir durumun zihinde prova edilmesine, bir belirtinin anlamının keşfedilmesine ya da kişiliğin birbiriyle çatışan yanlarının tanınmasına. Bu sayfada Kıbrıs Hipnoz'un yazarı Erdem Akgün'ün de yararlandığı dört yaklaşımı ele alıyoruz: klasik hipnoz, bilişsel davranışçı hipnoz, psikanalitik hipnoz ve Ego State terapi. Hipnozun kendisinin ne olduğunu merak ediyorsanız önce hipnoz nedir sayfasını okuyabilirsiniz.
Klasik hipnoz (doğrudan telkin)
Klasik hipnoz, kişinin hipnoz hâlindeyken belirli bir hedefe yönelik açık ve doğrudan telkinler aldığı yaklaşımdır. "Sınava girdiğinizde nefesiniz yavaşlayacak ve dikkatiniz sorulara dönecek" gibi bir telkin buna örnektir. Bu yaklaşımda sık kullanılan araçlardan biri ego güçlendirmedir: kişinin kendi kaynaklarına, yeterlilik duygusuna ve baş etme becerilerine yönelik telkinler. Bir diğeri hipnoz sonrası telkindir; seans bittikten sonra günlük yaşamda belirli bir durumda devreye girmesi amaçlanan telkinlerdir.
Klasik hipnoz, hedefin sınırlı ve iyi tanımlanmış olduğu durumlarda tercih edilir: belirli bir işlem öncesi kaygı, gevşeme becerisi kazanmak ya da başka bir terapinin parçası olarak ego güçlendirme gibi. Sınırlılığı da buradan gelir: telkin, sorunun neden ortaya çıktığını ele almaz. Belirtinin altında derin bir kaygı, travma ya da tekrarlayan bir ilişki örüntüsü varsa yalnızca telkinle çalışmak yetersiz kalabilir.
Bilişsel davranışçı hipnoz
Bilişsel davranışçı hipnoz, bilişsel davranışçı terapinin (BDT) ilkelerini ve tekniklerini hipnoz hâliyle birleştiren yaklaşımdır. BDT'nin temel fikri, düşünceler, duygular, beden tepkileri ve davranışların birbirini beslediğidir. Hipnoz bu çalışmaya birkaç biçimde katkı sunar:
- Zihinde prova: Korkulan bir durum, örneğin uçağa binmek ya da bir sunum yapmak, önce güvenli bir ortamda ve canlı imgelerle zihinde yaşanır.
- Düşüncelerin yeniden yapılandırılması: Seans öncesinde birlikte çalışılan daha gerçekçi düşünceler, hipnoz sırasında telkin olarak pekiştirilir.
- Beceri öğrenimi: Gevşeme ve dikkat yönlendirme becerileri, kişinin seanslar arasında kendi başına uygulayabileceği kendi kendine hipnoz tekniklerine dönüştürülür.
Bu yaklaşım, belirgin tetikleyicileri olan kaygılarda, fobilerde, sınav ve performans kaygısında ve uyku alışkanlıklarıyla ilgili güçlüklerde sık tercih edilir. BDT'ye hipnoz eklenmesini inceleyen araştırmalar bazı sorunlarda ek bir katkı olabileceğini düşündürüyor; ancak bu katkının büyüklüğü çalışmadan çalışmaya değişiyor. Bilişsel davranışçı hipnozda hipnoz BDT'nin yerine geçmez, onun içinde kullanılır. BDT hakkında daha fazla bilgi için bilişsel davranışçı terapi sayfasına bakabilirsiniz.
Psikanalitik hipnoz
Psikanalitik hipnoz (hipnoanaliz olarak da anılır), hipnozun psikanalitik ve psikodinamik bir anlayış içinde, belirtilerin ve tekrarlayan örüntülerin anlamını keşfetmek için kullanılmasıdır. Psikanalizin tarihi hipnozla iç içedir: Sigmund Freud ilk çalışmalarında hipnozdan yararlanmış, daha sonra serbest çağrışım yöntemine yönelmiştir. Psikanalitik hipnozda hipnoz hâli; imgelerin, rüyaların, duyguların ve çağrışımların daha kolay ulaşılabilir olmasını sağlayan bir ortam olarak kullanılır.
Bu yaklaşım; belirtinin anlamı belirsiz olduğunda, kişi benzer ilişki ya da duygu döngülerine tekrar tekrar düştüğünde ve kendi iç dünyasını anlamaya istekli olduğunda tercih edilir. Burada bir uyarı önemlidir: psikanalitik çalışmada geçmiş, bugünü anlamak için değerlidir; ama hipnozun amacı "kayıp anıları bulmak" olmamalıdır. Hipnozda canlanan sahneler gerçek anılarla hayal ürünlerinin karışımı olabilir. Bu riski hipnoz mitleri sayfasında ayrıntılı olarak anlatıyoruz.
Ego State terapi
Ego State terapi, kişiliğin tek parça değil, yaşam boyunca farklı deneyim ve ihtiyaçlar etrafında oluşmuş "ego durumlarından" meydana geldiği görüşüne dayanan bir psikoterapi yaklaşımıdır. Kavramın kökleri Freud'un çevresinden psikanalist Paul Federn'e uzanır; Federn'in fikirleri Edoardo Weiss aracılığıyla psikologlar John ve Helen Watkins'e ulaşmış, Watkins'ler de bu fikirleri bir terapi yöntemine dönüştürmüştür.
Günlük dildeki "bir yanım istiyor, bir yanım istemiyor" cümlesi, ego durumlarının en tanıdık ifadesidir. Her ego durumunun kendine özgü duyguları, inançları ve koruyucu bir işlevi vardır. Sorunlar çoğu zaman bu parçalar arasındaki çatışmadan ya da geçmişteki zor bir deneyimin izini taşıyan bir parçanın bugün hâlâ etkili olmasından doğar. Hipnoz, bu parçalarla doğrudan iletişim kurmayı kolaylaştırdığı için Ego State terapide sık kullanılır; ancak yaklaşım hipnoz olmadan, konuşma ve imgeleme yoluyla da uygulanabilir.
Ego State terapi; iç çatışmalarda, yoğun iç eleştiri ve utanç duygusunda, tekrarlayan ilişki örüntülerinde ve uygun bir hazırlık ve dengeleme döneminin ardından travmaya bağlı belirtilerde tercih edilebilir. Ego durumlarının herkeste bulunan, sağlıklı zihnin doğal parçaları olduğunu vurgulamak gerekir; dissosiyatif kimlik bozukluğu bundan farklı bir tablodur ve özel bir değerlendirme gerektirir. Yaklaşımın ayrıntıları için Ego State terapi sayfasına bakabilirsiniz.
Hangi yöntem ne zaman tercih edilir?
| Yöntem | Odak noktası | Sık tercih edildiği durumlar |
|---|---|---|
| Klasik hipnoz | Doğrudan telkin ve ego güçlendirme | Sınırlı ve net hedefler, gevşeme, işlem öncesi kaygı |
| Bilişsel davranışçı hipnoz | Düşünce, duygu ve davranış döngüsü | Fobiler, sınav ve performans kaygısı, uyku alışkanlıkları |
| Psikanalitik hipnoz | Belirtinin anlamı ve tekrarlayan örüntüler | Kökeni belirsiz belirtiler, tekrarlayan ilişki ve duygu döngüleri |
| Ego State terapi | Kişiliğin parçaları arasındaki ilişki | İç çatışmalar, yoğun iç eleştiri, travmayla ilişkili belirtiler |
Gerçek klinik çalışmada bu yaklaşımlar çoğu zaman birbirinden keskin çizgilerle ayrılmaz. Bir çalışma ego güçlendirme telkinleriyle başlayıp bilişsel davranışçı bir provayla sürebilir ya da Ego State çalışmasının içinde psikanalitik bir anlayışla ilerleyebilir. Yöntem; sorunun niteliğine, sizin tercihlerinize ve çalışmanın gidişatına göre birlikte belirlenir.
Araştırma kanıtının da yöntemden yönteme farklılaştığını bilmek gerekir. Hipnozun bilişsel davranışçı terapiyle birlikte kullanımı görece daha çok araştırılmıştır; psikanalitik hipnoz ve Ego State terapi üzerine yapılan çalışmalar ise daha çok vaka çalışmaları ve küçük örneklemli araştırmalardan oluşur. Hangi sorunlarda hipnozun ne ölçüde desteklendiğini kullanım alanları sayfasında ele alıyoruz.